20 Ocak 2013 Pazar
Bir Hikaye
MEHMET ÇAVUŞ
Mehmet 10 yaşındaydı. Her çocuk gibi oyun oynamayı severdi. En çok oynamayı sevdiği oyunlar silahla oynanan oyunlardı. Bir tek anası vardı. Babası cephede vatanı için mücadele verirken şehit edilmişti. Mehmet anasını çok severdi. Yıllar geçtikçe Mehmet büyüyordu. Kocaman delikanlı olmuştu. Artık askere gidip vatanı uğruna mücadele etmek istiyordu. Anası da Mehmet’in bu isteğine karşı çıkmıyordu. Ama bir yandan da şehit olmasından korkuyordu. Başka çocuğu yoktu. Hayatta tek dayanacağı duvar Mehmet’i idi. Onu kaybedemezdi. Mehmet 20 yaşına basmıştı. Askere gitme vakti gelmişti. Askere gidecekti artık. Bavulunu hazırlamıştı. Yapacağı tek bir şey kalmıştı. Anasına:
- Anam benim, canım anam, artık gidiyorum. Görevimi tamamlayıp geri döneceğim. Hakkını helal et, dedi. Anası bu duruma çok üzüldü. Ama yine de:
- Oğlum her zaman gitmek istediğin yere gidiyorsun. Hakkım sana helal olsun, demişti. Mehmet hemen yola koyuldu ve birliğine ulaştı. Arkadaşlarıyla tanıştı. Gelmişti görev yerine mutluydu artık. Günler geçiyordu. Günler geçtikçe Mehmet anasını çok özlüyordu. Anasına her hafta mektup yazmaya başlamıştı. Anası da Mehmet’e cevap yazıyordu. Ölmediğine mutlu oluyordu. Mehmet kışlada arkadaşlarıyla birlikte oturuyordu. Haber geldi komutandan:
- Hemen gelin çatışma var, diyordu komutan. Askerler hemen silahlarını alıp gittiler çatışma bölgesine. Mehmet de vardı aralarında. Düşmanlar bomba atıyorlardı. Mehmet’in en yakın arkadaşının önüne düşmüştü bomba. Mehmet de şehitliğin kendisine nasip olmasını istiyordu. Arkadaşlarının bazıları yaralıydı. Ama şehit olanlarda vardı ve o anda bir kör kurşun Mehmet’in kalbine isabet etmişti. Mehmet şehit olmuştu. Ama anasına çatışma yerine gideceğini söyleyen bir mektup yazmıştı çatışma bölgesine gitmeden. Anası bu mektubu aldığında ağlıyordu. Bir yandan da oğluna dua ediyordu. Sağ salim dönmesini istiyordu. Çatışma bitmişti cephede. Yaralı ve ölü askerler toplanıyordu. Şehit olan askerlerin ailesine evlerine gidip haber veriyorlardı. Mehmet’in anası dua ederken pencereden bakıyordu. Bir anda askerlerin eve doğru yaklaştığını gördü. Hemen dışarı çıkıp komutanın önüne gelmişti. Komutana soruyordu oğlunun nerde olduğunu komutan başını yere eğip:
- Mehmet cephede şehit edildi, demişti. Anası bu cümleyi duyduğu anda yere çömeldi ve gözyaşlarını tutamadı:
- Mehmet’im canım oğlum diye yas tutuyordu. Anası Mehmet’i hayattaki tek dikili ağacını kaybetmişti. Naaşını memleketine gömdüler. Anası bu durumda bile hala hayata tutunmaya çalışıyordu.
N.Ç 7/A
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder